ÖTEGEZEGENLER VE DÜNYA DIŞI YAŞAM – DR. ENİS DOKO

Enis Doko, 1987 yılında Makedonya’nın Ohri kentinde doğdu. ODTÜ fizik ve felsefe bölümlerinden derece ile mezun oldu. Koç Üniversitesi Fizik bölümünde Kuramsal İstatistiksel Kuantum Mekaniği alanında doktora çalışmasını tamamladı. Çalışma alanları çok parçacıklı kuantum teorisi, ultra soğuk atom fiziği, fizik felsefesi, bilim felsefesi, uzay-zaman felsefesi, din-bilim ilişkisi ve din felsefesidir.

Dr. Doko sözlerine şöyle başladı : “Esas uğraştığım alan din-bilim ilişkisi. Bilimde ortaya çıkan sonuçların din açısından bir etkisi mıdır? Bunların arasında bir çelişki var mıdır?  Bu sorularla ilgilenirken iki alanla birden meşgul olmak gerekiyor. Bilimsel gelişmeler bu alana dair meseleleri belirlediğinden bunları takip etmek gerekiyor. Bugün de bu gelişmelerden biri olan “Dünya dışı yaşam ve Ötegezegenler” konularını özetleyeceğiz.” diyerek aşağıdaki konu başlıklarından bahsetti.

Kozmik Çoğulculuk ve İslam

Kozmik çoğulculuk evrende başka akıllı canlılar olduğunu savunur. Pekâlâ, İslam dini Dünya dışı canlılar olmasına izin veriyor mu?  İlk başta Hristiyanlığı ele alalım. Tanrı kişiliklerinden biri insandır, İsa’dan bahsedilir. Yaratıcı profiline bile insanı koyan bir din, insanı ne derece yüceltiyor. Dolayısıyla kozmik çoğulculuğu kabul etmiyordur. Budizm, Hinduizm gibi Uzak Doğu dinlerinde ise reenkarnasyon fikri bulunmaktadır. Bu fikre göre ölen kişiler sürekli dünyada yeniden doğar. Dolayısıyla dünya içerisinde döngü kabul ediliyor. Oysa Bilimsel gelişmeler olası bir dünya dışı yaşama işaret ediliyor.

Gelenekte dünya dışı yaşama itiraz eden İslam Bilginlerine rastlanmıyor. Hatta öyle ki muhalifler, genelde Felsefe geleneğinde Aristo’dan etkilenerek tek yaşam alanının Dünya olduğuna dair yorumlar yapanlar arasında idi.

Kardaşev Ölçeği

Bu ölçek, uygarlıkların enerji tüketimine göre sınıflandırılmasıdır. Dünyamızda tek hücreli canlıların varlığı 3.5-4 milyar yıl önceye dayandırılıyor. Çok hücreliler ise 2.1-3.5 yıldır dünyamızdadırlar.  Akıllı canlılar (alet yapabilen) ise 2.5 milyon-200.000 yıldır vardır. Elektromanyetik iletişim araçları üreten uygarlıklar ise yalnızca 125 yıldır vardır. Günümüz için işte bu mezkûr uygarlık diyebiliriz, bir başka deyişle 0.tip uygarlıktır. Şu an dünyanın tüm enerjilerine hükmedemiyoruz.

Gözlemlenebilir Evren

250 ışık yılı mesafede Dünyamızın çevresinde 260.000 yıldız vardır. Tüm samanyolu galaksisi 50.000 ışık yılı çevresinde, 200 milyar yıldız bulunur. Güneş sisteminin dışına henüz yeni çıkıldı. Ancak galaksinin dışına çıkılamadı. 1977 yılında uzaya gönderilen Voyager 1 isimli uydu, Dünyadan en uzakta bulunan uydudur. 17 milyar km uzaklıkta ve her geçen saniye bu mesafe artmaktadır. Galaksilerden daha büyük yapılar olan Süper galaksi kümeleri ise 100 milyon ışık yılı uzaklıkta ve yaşadığımız galakside bunun içerisindedir. Gözlemlenebilir evren 46.5 milyar ışık yılı yarı çapına sahiptir. Evrenin ne kadar büyük olduğunu ve bu gözlemlenebilir kısmı dışında neler olduğuna dair bilgimiz yoktur. Paylaşsak hepimize birkaç trilyon yıldız düşer, o kadar büyük bir evren var dolayısıyla sıkıntı yoktur.

Dünya Dışı Yaşam

Güneş sisteminde 1.-2.-3. Seviye yaşam yoktur. Hatta elektromanyetik dalga kullanan yalnızca dünyadır. Yaşam kimyasal karmaşıklıkları gerektirir. Bu kimyasal reaksiyonların gerçekleşmesine su imkân verir. Dolayısıyla bir yerde yaşamın olması için suyun varlığı gereklidir. Isı, kimyasal ve biyolojik yaşamın devam edebilmesi için olmazsa olmazdır. Yaşamı destekleyebilecek bir ısıya (sıvı halde suyun oluşabilmesi için) 3 gezegen izin veriyor: Dünya, Mars, Venüs. Marsta bakteriyel yaşamın varlığı oldukça muhtemel olmakla beraber toprakta da bir nemlilik söz konusudur. Bunu, gönderdiğimiz makinelerin yaptığı toprak incelemelerinden anlayabiliyoruz. Karmaşık organik moleküller vardır. Marsta geçmişte büyük okyanusların mevcut olduğunu da kayaçlardan, mikroskobik oluşumlardan, sel yatakları ve kar birikintileri mevcuttur.

Dünya’nın İkizi Venüs!

Büyüklüğü Dünya ile yaklaşık olarak aynıdır. Ancak 500 dereceyi bulan sıcaklığıyla atmosferinin çoğu karbondioksitten oluşur. Venüs’ün atmosferinde ciddi bir basınç vardır. Yaklaşık Dünya’nın 100 katı büyüklüğündedir. Dolayısıyla yaşama pek müsait gözükmemektedir. Atmosferinden 50 km yukarıda enteresan bir şekilde uygun bir sıcaklık mevcuttur. Çekilen resimlerde siyah cisimler görülmektedir. Bunların bakteri kolonileri olup olmadığını 2025 yılında oraya ulaşacaktır. Bam uzay gemisi ile araştırma imkânı elde edilmektedir.

Jüpiter’in Uyduları: Io ve Europa

Güneş sisteminde suyun en çok bulunduğu yer Europa uydusudur. Fotoğrafından da anlaşıldığı üzere yüzeyi buzla kaplıdır ve bu buzun altında devasa denizler bulunur. Dünyada en derin okyanus derinliği 11 km mesafededir. Europa’da ise ortalama 10-30 km’lik bir okyanus derinliği bulunuyor. Europa uydusunun içerisinde Hidrotermal yarıklar var, gelgitlerin büyük olması dolayısıyla içerisinde sürekli volkanlar patlıyor.

Lisede öğrencilere iki tür canlı öğretiliyor: Ototroflar ve heterotroflar. Ototroflar fotosentez yapar, heterotroflar bununla beslenir. Ancak aslında bir arkea türü daha var: Kemototroflar. Bunlar kimyasallarla beslenir ve hidrotermal yarıklarda yaşarlar. Europa’da da böyle canlılar olması mümkün.

Ötegezegen

Güneş sisteminin dışına bakalım;

Diğer yıldızların etrafında dönen gezegenlere ötegezegen denir. 1 Ocak 2019’a kadar keşfedilebilen 1900 civarı ötegezegen vardır.Her 5 güneş benzeri yıldız etrafında yaşama uygun kuşakta 1 dünya benzeri gezegen vardır. Dünya benzeri gezegenden evrende pek çok bulunmaktadır. Prox Cen B dünyamıza çok yakın yıldızın etrafında dönen bir gezegen ve yaşama uygundur. Dünyamızdan 4.2 ışık yılı uzaklıktadır.