Debûsî’nin Hayatı, Eserleri ve Fıkıh Usûlündeki Yeri

12 Mart Cumartesi günü EDEP Merkezi İhtisas Tez Sunumları kapsamında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde İslam Hukuku Anabilim dalında araştırma görevlisi olan Hacer Kontbay Yetkin “Debûsî’nin Hayatı Eserleri ve Fıkıh Usûlündeki Yeri” başlıklı doktora tezini sundu.
Yetkin, tez konusunu belirleme sürecini ve bu süreçte yaşadığı zorlukları dile getirerek söze başladı. Tez konusunu tek başına belirlediği için çok geniş bir konuyu çalışmak durumunda kaldığını belirtti. Tek bir alimi, tek bir eseri çalışmanın onun farklılığını ortaya koymak için diğer usûlcülere de bakmayı gerektirdiği gibi tüm usûl konularına hakim olmayı da gerektiğini dile getirerek usûlde kavram çalışmanın daha rahat olacağı tavsiyesini verdi.
Tezinde Debûsî’nin Takvîmu’l-edille adlı eserindeki usûl düşüncesini çalıştığını belirten Yetkin bu bağlamda Debûsî’nin usûle katkılarını tespit etmeye çalışmış. Tez üç bölümden oluşmaktadır: İlk bölümde Debûsî’nin hayatı, eserleri ve yaşadığı dönemle ilgili genel bilgiler verilmiştir.
Yetkin Debûsî’yi çalışırken en eski Tabakat eserlerindeki bilgileri esas aldığını sonraki Tabakatların genelde tekrar olduğunu belirtti. Debûsî hicrî 360 yılında Buhârâ ile Semerkant arasında Debûsa denilen bir kasabada doğmuş. Tahsil hayatı hakkında çok fazla bilgi yok. Hocası olarak bilinen bir iki isim ve öğrencisi olarak da bilinen bir iki isim var. Debûsî kitaplarda kadı nisbesi ile anılmaktadır. Hicrî 430 yılında Buhârâ’da vefat etmiş ve burada defnedilmiştir. Debûsî’ye aidiyeti kesin olan eserler Takvîmu’l-edille, el-Esrâr ve el-Emedü’l-aksâ’dır.
İkinci bölümde ise Debûsî’nin usûl düşüncesiyle ilgili genel tespitler: üslûbu, tasnifi, kelamla ilişkisi, usûle getirdiği yenilikler ve etkileri çalışılmıştır. Debûsî’nin usûl anlayışı deyince söylenebilecek ilk şey, usûlünü fukahâ mesleğinde yazdığıdır. Fukahâ mesleğinde eser veren Hanefîler   için usûl, furû’dan tahrîc edilerek çıkarılan ve öncelikle fıkhın usûlü olan bir usûldür. Debûsî’nin Takvîm’i sonraki literatür açısından belirleyici olmuştur. Debûsî’den sonra gelen usûlcüler eserlerinin çerçeve ve sınırlarını onun eserini örnek alarak belirlemişlerdir.
Debûsî’nin üslubunun en zayıf yönü: akıcı değil, kopukluklar var, kesik kesik, muhatap konuyu biliyor gibi yazmış. Takvîm’deki boşlukların hepsini Serahsî doldurmuştur. Debûsî’nin tasnif merakı vardır. Baştan itibaren bir tasnif oluşturup ona uymaya çalışmıştır. Bu tasniflerde dört sayısına neredeyse kutsiyet atfedip her şeyi dörde tamamlamaya çalışmıştır. Bugün usûl eserlerinde gördüğümüz tasnifler Debûsî’ye aittir. Üçüncü bölümde ise Debûsî’nin usûl anlayışı ve emir-nehiy ile ilgili görüşleri daha detaylı ve mukayeseli olarak analiz edilmiştir. Bu bağlamda tanımlar, tanımla ilgili analizler, Debûsî’nin emirle ilgili dört tartışması ve nehiyle ilgili dört tartışması konu edilmiştir. Debûsî sadece dörder tartışma zikretmiştir. Diğer usûllerde emirle ilgili yirmi sekize kadar çıkan tartışma var. Debûsî bunların tamamını ele almamış. Onun zikrettiği emrin hükmü, emrin tekrara delalet edip etmediği, emredilen şeyin hasen olup olmaması açısından hükmü, emrin zıddının hükmüdür. Nehiyle ilgili de bunların simetriklerinden bahsetmiştir. Daha geniş olarak da nehiy-fesat ilişkisine yer vermiştir. Yetkin, emir-nehiy kritik bir konu olduğu ve pek çok meseleyle ilgisi olduğu için bu konuyu seçtiğini ancak Debûsî’nin konuyu çok geniş işlemediğini belirtti.
Diğer bir başlık ise Debûsî’nin kelamla ilişkisi. Semerkandî ve Nesefî, Debûsî’yi Mutezile’ye meyletmekle itham etmiştir. Yetkin, Mutezilî alimlerde bulunan özelliklerin Debûsî’de olup olmadığı ile ilgili yaptığı çalışma sonucu Debûsî’ye Mutezîlî denemeyeceği sonucuna varmış. Debûsî’de ehl-i sünnetleşme yönünde eğilim söz konusu. Debûsî ile birlikte Mutezile’ye eleştiri başlıyor ama yeterli görülmediği için Mutezilî olmakla eleştirilmiş. Yetkin’e göre Debûsî’ye Maturîdî de diyemeyiz. Debûsî için bir kimlik inşa edeceksek herhangi bir kelamî mezhep belirleme ihtiyacı duymayan Hanefî diyebiliriz. Usul eseri, tasnif, üslup, içerik, kavramlar ve örnekler açısından sonraki Hanefî usul eserlerinde belirleyici olduğu gibi, başka mezheplere mensup âlimleri de çeşitli açılardan etkilemiş olan Debûsî’yi, doktora tezi olarak çalışmış olan Hacer Kontbay Yetkin’den dinlemek bizler için çok istifadeli oldu. Kendisine teşekkür ediyoruz.İhtisas Faaliyetleri